EKONOMİ ASAYİS MAGAZİN SPOR POLİTİKA BİLİM VE TEKNOLOJİ GENEL YEREL
AhmetliAkhisarAlaşehirDemirciGölmarmaraGördesKırkağaçKöprübaşıKulaSalihliSarıgölSaruhanlıSelendiSomaŞehzadelerTurgutluYunusemre
SON DAKİKA :

SREBRENİCA SOYKIRIMI

Dünyanın değişik bölgelerinde bu güne kadar çok soykırım görmüştü insanlık. Fakat bu farklıydı. Farkı yaşandığı yerden kaynaklanıyordu. Dünyanın herhangi bir ücra köşesinden gelmiyordu bu soykırım haberi. Öyle bir soykırımdı ki her platformda kendisini insan hakları savunucusu(!) olarak lanse eden Avrupa’nın tam ortasında yaşanıyordu. Olayın boyutu o kadar büyüktü ki; bu katliam Avrupa’da yaşanan en büyük insan kıyımı olarak tarihe geçiyordu. Kısacası Bosna Hersek’in Srebrenica (Srebrenitsa) kentinde genç-yaşlı, kadın-çocuk ve hatta bebek demeden Sırpların yaptığı soykırıma şahit oluyordu dünya.

\r\n

Hristiyan Avrupa’nın ortasında Müslüman olarak hayatlarını devam ettirmekten başka suçları olmayan bu insanlar Yugoslavya’nın çöküşünden sonra oluşan karışıklık ortamında Birleşmiş Milletlerin himayesine alınıyor ve onun gözetiminde yaşıyorlardı. BM, öncelikle güvenliği sağlamak adına Müslüman Boşnakların silahlarını tehlike oluşturmasın diye toplatmış, fakat Sırpların bu bölgeye tacizlerini önleyememişti. Durum gittikçe kötüleşince kendilerini savunmak için silahlarını geri isteyen halka silahları da iade edilmiyordu. Ortada bırakılmış, kendi kaderine terkedilmiş savunmasız halk, çaresizdi.

\r\n

Güvenli bölge oluşturma adına yapılanlar sonrasında, bırakın güvenliği hayatlarını idame ettirememekle karşı karşıya kalan insanlar gün geçtikçe kendi yurtlarında adeta mülteci kampında gibi yaşamak zorunda bırakılmıştı. Batı, her zaman olduğu gibi bundan 20 sene öncede ikiyüzlülük yapmıştı.

\r\n

Evet, 1993 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik konseyi aldığı karar ile bölgeyi “Güvenli Bölge” ilan etmişti. Fakat, bu tarihten henüz iki yıl geçmişti ki sözde güvenli olan Birleşmiş Milletler Barış Gücünün koruması altındaki Srabrenica Kenti, binlerce Müslüman’ın katledildiği vahşet ve soykırım bölgesi oluverdi.

\r\n

Yıllarca Osmanlı’nın sancağı altında, o tüm dünyaca bilinen meşhur adaletiyle malları ve canları güven altında bir arada yaşamış olan Sırplar gün geliyor iyiliğe, kötülükle ve vahşetle karşılık veriyordu. Müslüman Boşnaklar senelerdir yaşadıkları bu topraklardan yani öz yurtlarından atılıyor, bin bir işkence ve hakarete maruz kalıyordu. Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle; “Öz yurdunda garip, öz vatanında parya!” misali büyük ve acı bir dram yaşanmıştı 20 yıl önce Avrupa’nın göbeğinde…

\r\n

Ne acıdır ki Birleşmiş Milletler tarafından kentin boşaltılıp Sırplara teslim edilmesiyle kendi yurtlarında mülteci durumuna düşürülen Boşnaklar, Avrupa’nın ortasında tüm dünyanın gözü önünde soykırıma uğruyorlardı. Bu sırada modern(!), çağdaş(!), güçlü(!) ülkeler hemen yanı başındaki bu katliama sessiz kalıyor adeta başlarını kuma gömüyorlardı. Onlar iş işten geçtikten, binlerce insan katledildikten sonra cılız bir tepki göstermekle yetineceklerdi. Evet, bu katliam modern dünya tarafından sessizce karşılanmış, görmezden gelinmişti. Adeta benden olmayana zulmeden, bana dokunmayan yılan bin yaşasın misali bu katliamı yok saymışlardı.

\r\n

Günümüze gelince batı hala bu katliamı geçiştirmeye ve unutturmaya çalışıyor, Müslüman Boşnaklar ise acılarını bağrına basıp haklılıklarını ve vahşeti her yıl tüm dünyaya haykırıyor.

\r\n

Srebrenica Katliamının bu sene yapılan anma etkinliğinde hayatını kaybeden ve kimliği belirlenen 136 kişinin cenaze namazları kılınıp Anıt Mezarlığa defnedildi. Birleşmiş Milletler sanki geçmişte yaptığı hatayı düzeltmek istermişçesine 11 Temmuzun “Srebrenitsa Soykırım Günü” olarak kabul edilmesi için konseyde oylama yapıldı. BM Güvenlik Konseyinde katliamı kınamaya yönelik karar tasarısı 15 üyeden 10’u olumlu, Çin Nijerya, Angola ve Venezuela çekimser oy vermesine rağmen Rusya’nın veto etmesi sonucu yine engellenmiş olundu. Kısaca BM, 5 ülkeden her seferinde birinin engellemesi sonucu olaylara göre değişken kararlar alarak Cumhurbaşkanımızın “Dünya beşten büyük” tenkit sözünü ve sitemini hatırlatıp bizleri yine yanıltmamış oldu.

\r\n

Kısa bir süre önce Avrupa’nın ortasında yaşanan bu vahşet, insanlık tarihine kara bir leke olarak iz bırakmıştır. Bir ülkenin vetosu ile soykırım olarak tanınmamış olması elbette yaşanan bir katliam gerçeğini ortadan kaldırmaz. Elbette bir gün hak ve adalet yerini bulacaktır. Elbet bir gün zalimin zulmü bitecek ve mazlumun göz yaşları silinip sevindirilecektir. Bunun için tek yol birlik ve beraberlikten geçiyor.

\r\n

İnancımız ve temennimiz odur ki; dini, dili ve ırkı ne olursa olsun insanlık tarihi bu tür vahşetlere bir daha tanık olmasın. Soykırımlar yaşanmasın.
\r\nSağlıcakla kalın.

\r\n

Mansur Bilgin
\r\n 

Bu Yıl Bu Ay Bu Hafta Bugün
Copyright © 2009 ajansmanisa.com İHA abonesidir.
www.ajansmanisa.com
info@ajansmanisa.com
Rss Mobile @Ajans Manisa /Ajans Manisa

Ulusal Gazeteler

Akşam Hürriyet Milliyet Sabah Star Habertürk Posta Akşam Güneş YeniŞafak YeniAkit

İlçe Haberleri

Şehzadeler Yunusemre Akhisar Alaşehir Demirci Gördes Kırkağaç Salihli Saruhanlı Soma Turgutlu

Kurumsal

Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Manisa Okuyor

Foto Galeri Video Galeri Anketler Manşetler Hata Bildir
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kaynak gösterilse dahi kullanılamaz. | Tasarım ve Kodlama : Ajans Manisa