EKONOMİ ASAYİS MAGAZİN SPOR POLİTİKA BİLİM VE TEKNOLOJİ GENEL YEREL
AhmetliAkhisarAlaşehirDemirciGölmarmaraGördesKırkağaçKöprübaşıKulaSalihliSarıgölSaruhanlıSelendiSomaŞehzadelerTurgutluYunusemre
SON DAKİKA :

ASIL SORU ŞU:

POSTMODERN NEFİS UYGARLIĞINA BİAT MI, YOKSA HAKİKATİN ÇAĞRISINA RİBÂT MI?

\r\n

Postmodern haz çağı, çarkları arasına aldığı ruhlarımızı esaretine perçinlemeye hızla devam ediyor. Ve bu iğrenç sefahat tıpkı virüs gibi yayılıyor. Gönülleri kurutuyor, kalpleri kokuşturuyor, ruhları çürütüyor...

\r\n

Popüler kültürün tefessüh etmiş hâlini bile bile, ışıltılı görünen yalancı vitrini karşısında;
\r\n'Muhakkak ki nefis, kötülüğü emreder'in bilincinde olan ve bu dünyaya gelmekten maksadın, yalnız Allah'ı bilmek/kulluk etmek olduğunu en iyi bilen müslümanlar olarak bile, serkeşçe akan debisi yüksek acımasız bir selin önüne kattığı çer-çöp gibiyiz.

\r\n

İslâm, geçmiş tarihi, fantastik hikayelerle anlatan bir mit ya da toplumsal baskı unsuru olarak algıladığımız bir kaç ritüelden ibaret sanki. Sanki, lütfen, ayıp olmasın diye yerine getirdiğimiz adetler topluluğu.

\r\n

Küresel emperyalist vampir lobisinin, sömürmek üzere keşfettiği 'özel gün'ler ve 'moda' tezgahlarıyla, her türlü iletişim aracını ve tüm görsel iletişim imkanlarını da seferber ederek zihinleri/akılları köleleştirdiği ve nefs/haz esaretine prangaladığı gerçeğini bile bile;
\r\nkalıcı huzur ve asıl mutluluğu, niçin Allah Azze ve Celle'nin emir ve yasaklarında aramayız/aramayı arzulamayız? Yerlerin ve göklerin Rabbine teslim olup tevekkül etmede gerçek saadeti bulacağımızın garantisi varken, ne diye kula kulluk yaparak dünyalık beklentiler sevdasına kapılırız?

\r\n

Yoksa nimetlerin içinde garkolmak mı bizi mahveden? Yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, gezdiğimiz bunca refahın kanaatsizliği ve şükürsüzlüğü mü acaba, bizi popüler kültürün cazibesine kapılıp ruhumuzu sarhoş eden.

\r\n

Hani köklü, derinliği olan, âli bir medeniyetin çocuklarıydık biz! Nasıl da evladın anasına çemkirdiği, babanın hanımına eşya kadar değer vermediği bir dünya kuruverdik.

\r\n

Birbirimizin kötülüğü için laf taşıyan, ara bozan, entrikalar içeren senaryoları yazıp uygulama sonucunda ortaya çıkan olumsuzluklardan şeytanî sevinçler çıkaran güvenin, vefanın hatta samimi bir selamın bile nostaljik ânılar haline geldiği iğrenç bir uygarlık oluşturuverdik.

\r\n

Hani birbirinizin eksiğini, kusurunu, hatasını, günahını örterseniz, Allah da sizinkileri örter diyen bir erdemi bize teşvik eden o güzel medeniyetimizle övünürdük de, bunu en güzel örnekleriyle yaşayan Allah'ın Rasulü Hz. Muhammed Aleyhisselam a, onun arkadaşlarına benzemeye çalışır ve evliyâullaha gıbta ederdik. Yetime sahip çıkanların, fitneye sebebiyet verecek her söz ve davranıştan, şeytandan kaçar gibi kaçanların, enaniyet ve kibirden, ateşten korkar gibi korkanların kurduğu bir medeniyetin çocuklarıydık hani?

\r\n

Haram bulaşmasın diye bir çok şüpheliden uzak dururdu babalarımız, ticaretlerinde yemin etmez, hırs yapıp çok kazanma hastalığına kapılmadan malına makul kar oranları koyar ve bismillahla kazandığı üç kuruşun bereketiyle mutluluğunu yaşardık. Annelerimiz, sokakta bişey yememize izin vermez, abdestsiz besmelesiz yemek yapmaz, namazımızı kılana dek söylenip dururdu. Babannelerimizin hikayeleriyle haramı helali, dedelerimizin anlatımlarıyla peygamberleri ve Allah'ın o peygamberlerin kavimlerine indirdiği rahmetleri ve gazapları öğrenmiş, Allah'ın emir ve yasaklarına riayet eden salih bir kul olmanın bu dünyadaki en mühim özellik olduğunu idrak etmiştik.

\r\n

Ne oldu sahi bize?

\r\n

Tüm dünyamız;
\r\ndaha çok para kazanma,
\r\ndaha fazla konfor,
\r\ndaha fazla lüks,
\r\ndaha fazla şan-şöhret... çerçevesine sıkışıp kaldı. Yani nefislerin köleleri, haz rejiminin mankurtları haline geldik.

\r\n

Birbirinin kuyusunu kazan,
\r\nbir gün lazım olur diye belge/bilgi/resim/dosya toplayan,
\r\neleştirdiğinde; belaltı vurarak, aşağılayarak itibarsızlaştıran, hasetliğini dışa yansıtan,
\r\növdüğünde; menfaatine ulaşıp elde etmek için alkış tutan, el ovuşturarak 'efendim' çeken, kula kulluk eden,
\r\nyaptığı iyiliği başa kakan, herkese söyleyen,
\r\ninsanların gizlisini araştıran, bunları yayan,
\r\nmenfaatine dokunana kadar haksızlığa sesi çıkmayan, rantı kesilince hakperest kesilip ortalığı ayağa kaldıran,
\r\ndili başka kalbi başka, gülücüğü sahte, selamı çirkin kokan,
\r\nen güzel arabaya binmek için can atan,
\r\nen iyi makama gelmek için atmadığı takla kalmayan,
\r\nen güzel evde oturmak için kredilere boğulup saldırmadığı para kaynağı kalmayan,
\r\nrantları/menfaatleri kesilince fitnenin daniskasını hayata geçiren,
\r\nAllah'ın rızası için yardım edin denildiğinde, binbir nazla vermemek için bahane üretenler mi olduk yoksa biz?

\r\n

Çocuklarımıza dünyalık gelecek hazırlamak adına yapmadığımız fedakarlık kalmadı ama medeniyet değerlerimizden bir tanesini idrak ettirmeyi değerli bulmadık.

\r\n

Ebediyete kadar sürecek amel defteri açık kalacak salih ameller biriktirmeyi ihmal ettik. Hırsın, hasedin, kinin, nefretin, kıskançlığın, kanaatsizliğin, kendini her şeye layık görmenin, hadsizliğin pençesine nasıl düşüverdik biz sahi?

\r\n

Namaz kılarken bile, arkadaşına, amirine, memuruna, müşterisine, rakibine tuzak planlayan,
\r\nsadaka verdiğini zannederken insanlardan içten içe övgü, takdir, karşılık bekleyen,
\r\nkendine kıytırık bir paye verildiğinde yürüyüşü ve bakışı değişen, bi anda burnu havalarda gezen,
\r\nkafası hep entrikaya çalıştığı için ve dünyaya/hadiselere şeytanî bizans oyunları penceresinden baktığı için, çevresindeki iyileri ve iyilikleri kaçıran,
\r\nsözünün, davranışının, bakışının, sohbetinin, yardımının hiç bir anlamı/tadı/bereketi olmayanlar mı oluverdik?

\r\n

Toparlanmak lazım,
\r\nTevbe etmek lazım,
\r\nTefekkür etmek lazım,
\r\nMuhasebe etmek lazım,
\r\nGözyaşı dökmek lazım,
\r\nDua etmek lazım,
\r\nHem de ivedi!
\r\nHem içerde nefse direnerek,
\r\nHem dışarda postmodern popüler kültüre!

\r\n

Bir mü'min olarak, Allah'ın (cc) ahlâkıyla ahlâklanmakla mükellef olduğumuz bilinciyle,
\r\nYalnız Allah'a sığınarak,
\r\nve
\r\nYalnız "O"nun rızası için!

\r\n

Sonsuzluğun Sahibi'ne ak alınla varabilme,
\r\nSonsuzluğun iklimlerinde razı olunmuşlardan olabilme niyazıyla...

\r\n

Fî Emânillæh

\r\n

 

\r\n

 

\r\n

 

\r\n

 

\r\n

 

Bu Yıl Bu Ay Bu Hafta Bugün
Copyright © 2009 ajansmanisa.com İHA abonesidir.
www.ajansmanisa.com
info@ajansmanisa.com
Rss Mobile @Ajans Manisa /Ajans Manisa

Ulusal Gazeteler

Akşam Hürriyet Milliyet Sabah Star Habertürk Posta Akşam Güneş YeniŞafak YeniAkit

İlçe Haberleri

Şehzadeler Yunusemre Akhisar Alaşehir Demirci Gördes Kırkağaç Salihli Saruhanlı Soma Turgutlu

Kurumsal

Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Manisa Okuyor

Foto Galeri Video Galeri Anketler Manşetler Hata Bildir
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kaynak gösterilse dahi kullanılamaz. | Tasarım ve Kodlama : Ajans Manisa