EKONOMİ ASAYİŞ MAGAZİN SPOR POLİTİKA BİLİM VE TEKNOLOJİ GENEL YEREL
AhmetliAkhisarAlaşehirDemirciGölmarmaraGördesKırkağaçKöprübaşıKulaSalihliSarıgölSaruhanlıSelendiSomaŞehzadelerTurgutluYunusemre
SON DAKİKA :

Ömrünü çalgı yapımına adadı

EŞBER AYAYDIN - İzmirde 63 yıldır el yapımı Türk müziği enstrümanları imal eden 72 yaşındaki Nuri Tutpınar, ilerleyen yaşına rağmen cennetim diye adlandırdığı atölyesinde ham ağaçları özenle işleyerek ud, tambur, lavtaya dönüştürüyor

Eklenme:24.04.2019 / 08:11          Güncelleme:24.04.2019 / 08:11

İZMİR (AA) - EŞBER AYAYDIN - İzmirde 63 yıldır el yapımı Türk müziği enstrümanları imal eden 72 yaşındaki Nuri Tutpınar, ilerleyen yaşına rağmen cennetim diye adlandırdığı atölyesinde ham ağaçları özenle işleyerek ud, tambur, lavtaya dönüştürüyor.

Türk müziği çalgılarıyla 9 yaşında tanışan Tutpınar, ağabeyinin yönlendirmesiyle Vasfi Çınların yanında çırak olarak çalışmaya başladı. Okuldan çıktıktan sonra atölyenin yolunu tutan Nuri Tutpınar, çalgıların büyülü sesini sevince hem çalmayı hem de müzik aleti yapmayı öğrendi.

Yıllar içinde tutkuyla bağlandığı çalgılarla müziği hayatının her alanına yayarak İzmirde arkadaşlarıyla Kıvılcımlar ve Orfe 5kestralarını kuran Tutpınar,kestrada gitar ve basgitar çaldı. Atölyede çalgı yapımıyla başlayan müzik tutkusunu sahnelere taşıyan Nuri Tutpınar, bir dönem Sanat Güneşi Zeki Mürenin Bodrumdaki sahnekestrasında da yer aldı.

Büyük saygı duyduğu ustasıyla aralıksız 37 yıl ud, kanun, tambur ve lavta yapan Tutpınar, Çınların hayatını kaybetmesinin ardından kendi atölyesini açtı.

İlerleyen yaşına rağmen mesleğini büyük bir tutkuyla sürdüren Nuri usta, Kemeraltı çarşındaki bir iş hanında bulunan atölyesinde ham ağaçları şekillendirmeye devam ediyor.

Bismillah diyerek iş yerinin kapısını açan Tutpınar, radyosunda çalan Türk sanat müziği eşliğinde önlüğünü giyip, her biri bir başka büyülü ses çıkaran çalgıları yapmak için ağaçlara şekil veriyor.

- Onlar görmeden udları satmamı istemezlerdi

Cennetim dediği atölyesinin kapılarını AA muhabirine açan Nuri Tutpınar, burada çok mutlu olduğunu, ham ağaçlara dokunduğunda huzur bulduğunu söyledi.

Sadece Türkiyedeki müzikseverler için değil yurt dışından da talep aldığını belirten Tutpınar, şunları anlattı:

Yaptığım udlara Amerikadan, Hollywooddan, Kanadadan, Fransadan, Almanyadan, Yunanistandan talep geliyor. Almanyadan arkadaşlar şuradaki tamburu almaya gelecekler, inceleyecekler. Yunanistanda çok var. Bana çok iyi davranıyorlardı, ayda 2 kez Yunanistana giderdim. Hanımın hastalığı nedeniyle çoktandır gidemedim. Bizi canlandıran Yunanistan oldu. Oraya çok ud ve lavta sattım. Onlar çok güzel lavta çalarlar. Türk sanat müziğine çok eğilimliler.

Nuri Tutpınar, Türkiyede de ünlü birçok isme ud yaptığını, Coşkun Sabah, Sinan Erkoç, Fatih Erkoç, udi Hrant Kenkülyanın bunların başında geldiğini dile getirdi.

İzmir Enternasyonel Fuarına katılmak için kente gelen birçok sanatçının da atölyeye gelerek ziyarette bulunduğunu aktaran Tutpınar, Bizim eskiden fuarımız cennet gibiydi. Ege Bölgesinden gelmeyen kalmıyordu,ası panayır gibi oluyordu. Her sene eylül ayında onlar gelir, gelmeden önceden beni ararlar, Nuri elinde ud varsa satma, önce biz görelim ona göre değerlendirelim derlerdi. Çok şükür onların hepsiyle arkadaş oldum ben. Bütün ud çalanlar dükkana gelirlerdi. Telefonla yine arar sorarlar, elinde ud var mı diye. ifadelerini kullandı.

- Bir aylık yorgunluk hemen gidiyor

Nuri Tutpınar, geçmiş yıllarda bir udu bir hafta içerisinde yapabildiğini ama yaşının ilerlemesiyle bu sürenin bir aya kadar uzadığını belirterek, kızım diyerek hitap ettiği ve öptüğü udlarını bitirdikten sonra onlardan çıkan sesle bütün yorgunluğunu unuttuğunu ifade etti.

Hayatın tadını almak isteyen insanlara ağaçla uğraşması tavsiyesinde bulunan Tutpınar, yatağının baş ucunda tuttuğu notaların, zaman zaman da eşinin çaldığı eserleri seslendirerek kendisine eşlik ettiğini belirtti.

Nuri usta, udun son şeklini verirken çıkaracağı sesi hayal ederek heyecanlandığını da anlatarak, şunları söyledi:

Atölyeye giriyorsun, dükkanı kokluyorsun, tamam diyorsun. Oturuyorsun telleri takmışsın, udu eline alıp çalıyorsun, oh diyorsun. Sanki bu cennette aradığım, hayal ettiğim bir ses. İşte en güzel şey bu, yaptığın aletin böyle güzel ses çıkarması. Hayattaki en güzel şey. Bilmiyorum başka bir şey bu kadar mutluluk veriyor mu? Bir aylık yorgunluk hemen gidiyor. Burası benim cennetim. Hanım gitme diyor ama ben buraya gelmeden zevk alamıyorum. En güzel yer burası benim için.

Etiketler :
Bu Yıl Bu Ay Bu Hafta Bugün
Copyright © 2009 ajansmanisa.com Manisa Haber, Manisa Haberleri
www.ajansmanisa.com
Rss Mobile @Ajans Manisa /Ajans Manisa

Ulusal Gazeteler

Akşam Hürriyet Milliyet Sabah Star Habertürk Posta Akşam Güneş YeniŞafak YeniAkit

İlçe Haberleri

Şehzadeler Yunusemre Akhisar Alaşehir Demirci Gördes Kırkağaç Salihli Saruhanlı Soma Turgutlu

Kurumsal

Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Manisa Okuyor

Foto Galeri Video Galeri Anketler Manşetler Hata Bildir
Manisa Haberleri Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kaynak gösterilse dahi kullanılamaz. | Tasarım ve Kodlama : Manisa Haber