EKONOMİ ASAYİS MAGAZİN SPOR POLİTİKA BİLİM VE TEKNOLOJİ GENEL YEREL
AhmetliAkhisarAlaşehirDemirciGölmarmaraGördesKırkağaçKöprübaşıKulaSalihliSarıgölSaruhanlıSelendiSomaŞehzadelerTurgutluYunusemre
SON DAKİKA :

Samimi değilsiniz…

Samimi değilsiniz… Samimiyetsizsiniz… 

Ve biz kaybettik…

 

İnsanlığın son kalesi Osmanlı…

 

Osmanlı’nın yirmi iki odalı evinden kalan bir odalı insanlığın son adası olmaya namzet Türkiye… 

 

Ama Muhacir’e Ensar olma yolunda boynumuzda ki Avrupa yaftası gözümüzde ki gözlüğü ile ayak bağlarımızla kendi benliğimizi insanlığımızı kaybettiğimiz nokta geldiğimiz ya da gelinen zamana yenilen neslimiz geleceğimiz…

 

Kısacası kaybettiğimiz insanlığımız ve imtihanımız…

 

Her ne kadar bu kelimeyi tasvip etmesem de bizim kültürümüzde örfümüzde ananelerimizde “Tanrı Misafiri” benim için “Allah Misafiri” diye bir tabirimiz terimimiz vardı. “Misafir” başımızın üstündeydi. Evimizin en güzel köşesinde ağırlanır, en yeni kıyafetler onlara verilir, evin en rahat odası onlara tahsis edilir ve sofranın en başına onlar oturtulur, yemeklerin en kallavisi yine onlar için pişirilirdi.

 

Misafir demek bereket ve rahmet demekti…

 

Ve biz misafirlerimize bırakın evimizi açmayı, onlara bir tas su vermekten bile imtina eder hale geldik. Hemen yanı başımızda yıllardır devam eden iç savaş ile başlayıp Haçlı saldırısına dönüşen Suriye meselesi var. Buradan kaçıp canının yongalarının hayata tutunup idame etmelerini sağlamak amacıyla insanlığın son umudu son adası her fırsatta böbürlene böbürlene övünç kaynağı sayıp hava attığımız Osmanlı’nın devamı kabul ettikleri Türkiye’ye sığınan “Aman” dileyen “Muhacir” kardeşlerimize “Misafir” kardeşlerimize neyi reva gördük derken asıl reva gördüğümüz onlar mıydı yoksa bizim insanlığımızın geldiği nokta mı?

 

Nereden geldi bu Suriyeliler diyenlere, bana göre gelen;ırkı, milleti, milliyeti, cibilliyeti hiç önemli değil gelen ve gelenler Misafir’di Muhacir’di ama biz ne Ev Sahibi olup onları ağırlayabildik ne de Ensar olarak sahip çıkabildik…

 

Yok, efendim onların gelmemeleri lazımdı. Kalıp vatanlarında ülkelerini savunacaklardı. Korkak tavuklar gibi kaçıp ülkelerini terk ettiler yok şu du yok bu du. Be bre cahil insan sen hiç hayatında savaş gördün mü? Sen hiç uykundan kimyasal elma kokulu sarin gazı ile uyanıp kokuya doğru biliçsizce koşup sonra da vücudunun cayır cayır yanmasına şahit oldun mu? Oturmuşsun klavye başında ahkamkesiyorsun yok şöyle çatışmaları lazımdı yok böyle. Hayatında daha iki kişi tartışırken kavga ederken araya girip ayırmamışsın kavganın ortasında kalmamışsın aman bizi şahit yazarlar aman başımız ağrır diye. Bekara karı boşamak kolaydır. Derdi çileyi çeken bilir…

 

Hepimizin malumu Sakarya’da yaşanan menfur olay insanlığımızın bittiği noktadır. Kucağında 10 aylık bebeği ile birlikte 9 aylık hamile olan bacımızın başına gelenler işte bizim imtihanımızı kaybettiğimiz yer… 

 

Yaratılanı severiz Yaratandan ötürü şiarını benimseriz biz. Ancak bir hayvan öldüğünde ortalığı ayağa kaldıran ya da bir bayan kardeşimize edepsizlik yapıldığında ülke gündemini günlerce aylarca ayakta tutan sözde insansevici dernekler için acaba bu vefat eden kardeşimiz ve iki bebeği bir anlam ifade etmiyor mu? Ya da bu yazıyı yazmak için bu güne kadar bekleyip internetin altına üstüne getirdiğim halde bir açıklama bir yazı göremedim. İşte sizin samimiyetiniz ya da samimiyetsizliğiniz. İnsanlık için yaşayan ancak asalaklıktan bir adım öteye gidemeyen insan müsvettelerisiniz. Siz anca sömürü düzeninin çarklarını dişlilerini oluşturursunuz insanlıktan nasiplenmemiş güruh…

 

Kısasta hayat vardır, artık her seçim döneminde meydanlarda İdam için “Meclis getirsin hemen onaylarım” diyerek halkın nabzına göre şerbet vermek zamanı değildir. Zaman isminde hukukun terazisinin anlamını taşıyan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı sıfatıyla Milletvekillerine bir Cumhurbaşkanı olarak değil iktidar partisinin Genel Başkanı olarak İdam için tasarı hazırlayın meclise sunun ve bende Cumhurbaşkanı olarak imzalayayım demenin zamanıdır. 

 

Zira İdam yasası çıkmaz ise gerisi sadece ülke de daha büyük Hapishanelerin ve Adalet Saraylarının yapılmasını sağlamak olacaktır.

 

İdam’ın çıkıp Ülkenin bölünmez bütünlüğüne ihanet edenlerin, Mehmetçiğe pusu kuranların ve Emanetlerimize kıyanların darağaçlarında sallandığını günü görmek duasıyla…

 

Selam, Dua ve Muhabbetle…

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler'e aittir.

Yazarın Diğer Yazıları

27.05.2017 - Kadın Kimdir? 23.06.2016 - İlla Edep İlla Edep Tabi Varsa… 28.06.2016 - Kazanan Kim? 04.11.2016 - Bir Başkan düşünün gözleriniz kapalı… 04.11.2016 - TEKBİR SESİNDEN RAHATSIZ OLAN KİM? TABİ Kİ CHP… 04.11.2016 - DARBECİLERE VE AZMETTİRENE İDAM… 04.11.2016 - Bizim derdimiz var ya sizin? 04.11.2016 - Güleriz Ağlanacak Halimize… 10.05.2017 - Manisa’nın Marka Değerleri Yaşayan Efsaneleri Ediz Barış – Abdülaziz Çelik 14.07.2017 - Samimi değilsiniz…
Bu Yıl Bu Ay Bu Hafta Bugün
Copyright © 2009 ajansmanisa.com İHA abonesidir.
www.ajansmanisa.com
info@ajansmanisa.com
Rss Mobile @Ajans Manisa /Ajans Manisa

Ulusal Gazeteler

Akşam Hürriyet Milliyet Sabah Star Habertürk Posta Akşam Güneş YeniŞafak YeniAkit

İlçe Haberleri

Şehzadeler Yunusemre Akhisar Alaşehir Demirci Gördes Kırkağaç Salihli Saruhanlı Soma Turgutlu

Kurumsal

Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Manisa Okuyor

Foto Galeri Video Galeri Anketler Manşetler Hata Bildir
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kaynak gösterilse dahi kullanılamaz. | Tasarım ve Kodlama : Ajans Manisa