EKONOMİ ASAYİS MAGAZİN SPOR POLİTİKA BİLİM VE TEKNOLOJİ GENEL YEREL
AhmetliAkhisarAlaşehirDemirciGölmarmaraGördesKırkağaçKöprübaşıKulaSalihliSarıgölSaruhanlıSelendiSomaŞehzadelerTurgutluYunusemre
SON DAKİKA :

Bereket mi felaket mi?

Ne güzel oldu değil mi. Pırıl pırıl billur gibi kar, ışıl ışıl, beyaz bir kutuda sunulan hediye. Kollarımız iki yana açmışken kucağımıza düşüveren dolunay beyazlığı. Güzel kar saf kar ne iyi etin. Nazınla, ayazınla, zemherinle kapımıza yığılıverin. Nerden geldin, hangi bulut sakladı seni, hangi dağ başını seçtin. Çocukları güldürmeye, kendini sevdirmeye mi geldin? Tam her şey bitti bu yaz da kuraklığa mahkûmuz derken birden gökten uzanan yardım eli. Zemherinin ortasında sıcacık bir soba ve dışarıyı süsleyen nakış nakış kar. Uzun süredir hasret kaldığımız birini uzaktan görüvermek, boynuna sarılıvermek gibi gönlümüzün coşuvermesi gibi. Aslında bunlar değildi yazmak istediklerim. Ama uzun süredir hasret kaldığımız kar bakın neler saçıyor kalemimizden.

\r\n

Gerçekte bir bakış kaymasından ya da bir geleneğin yok olmasından dem vurmak istiyorum bu yazımda. Bu bizim evrenin ortasındaki yerimizi ortaya çıkarıyor, tabiatla ve diğer canlılarla olan ilişkimizi de beliriyor. Soru şu: felaket mi?, bereket mi?

\r\n

İstanbul’a kar yağdı mı acemi muhabirler alıyorlar ellerine mikrofonları karın, yağmurun, günlük hayatı nasıl felç ettiğini dişleri kamaşarak anlatıyorlar. Manşetler atıyorlar “beyaz terör”, “beyaz felaket” diye. Mümkün olsa televizyona girip o yeni yetme sunucunun kulağını çekmek istiyorum. Bu cahilce bakış nasılda güdükleştiriyor hayata karşı tutumumuzu. Aslında karın, selin kabahati değildir oluşan zararlar. O evi oraya dikmeyeceksin, o yolu oraya yapmayacaksın. Kar oraya binlerce yıldır yağmakta, sen kendini değiştireceksin. Anadolu’da bir söz vardır: bu kadar cahillik ancak okumakla olur diye. Gerçekten ne büyük cahillik.

\r\n

O zaman biz neyi kaybettik ve yerine neyi bulduk? Bir örnek daha verelim isterseniz. Bizim çocukluğumuzda otlardan yapılan ilaçlara, türlü yakılara kocakarı ilacı denir ve küçümsenirdi, dudak bükülürdü. Şimdi ne oldu da koca koca profesörle sarımsağı kızartın, soğanı haşlayın suyunu için demeye başladılar. Hani kocakarı ilacıydı onlar. Baktılar modern ilaçların birçok yan tesiri var, bir yeri onarırken başka bir yeri yıkıyor, döndüler eski defterlere.

\r\n

Neyi kaybettik dersiniz. Yeniyi bu kadar benimser ve bayraktarlığını yaparsan eskiyi de bir o kadar alçaltır ve küçümsersen işte bu olur. Film kopar, kültür akışı kesilir. Binlerce yıl birikenler yeni nesle aktarılmadığı için yeni nesil evrendeki yerine kadük bakar, kibirle bakar doğru ilişki kuramaz. Aslında evrenin parçası olduğumuzu ve bu akışın içinde bir yerimizin olduğunu kavrarsak yerimizi daha iyi anlayacağız. Daha çok saygı duyacağız ve daha çok saygı göreceğiz tabiattan. Günümüzdeki çevre felaketlerinden korunacağız belki de. Yazımı Yakarış isimli kendime ait bir şiirden alıntıyla sonlandırmak istiyorum. Kar seneye de gel.

\r\n

Biz parçasıyız yeknesak devasa akışın

\r\n

Farkımız yok aslında çiçekteki bakışın

\r\n

Parçası isek eğer bizler evrendeki bütünün

\r\n

Hamalıysak düşünmenin akıldaki yükünün

\r\n

Dağlar kaçıyorsa en baştan bu kocaman yükten

\r\n

Binler sebebe yükleyip kaçamam ben tekten

\r\n

Saygılar.  

Bu Yıl Bu Ay Bu Hafta Bugün
Copyright © 2009 ajansmanisa.com İHA abonesidir.
www.ajansmanisa.com
info@ajansmanisa.com
Rss Mobile @Ajans Manisa /Ajans Manisa

Ulusal Gazeteler

Akşam Hürriyet Milliyet Sabah Star Habertürk Posta Akşam Güneş YeniŞafak YeniAkit

İlçe Haberleri

Şehzadeler Yunusemre Akhisar Alaşehir Demirci Gördes Kırkağaç Salihli Saruhanlı Soma Turgutlu

Kurumsal

Hakkımızda Künye İletişim Reklam

Manisa Okuyor

Foto Galeri Video Galeri Anketler Manşetler Hata Bildir
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kaynak gösterilse dahi kullanılamaz. | Tasarım ve Kodlama : Ajans Manisa